No products in the cart.
Hitit uygarlığında kadın, yalnızca gündelik yaşamın değil; dini, siyasi ve diplomatik düzenin de etkin bir parçasıydı. Kraliçeler, devletin temsilinde güçlü bir yere sahip olmuş; kimi zaman mühürleri, kraların mühürleriyle birlikte tarihsel antlaşmalarda yer almıştır. Bu güçlü figürlerden biri olan Puduhepa, Hitit İmparatorluğu’nun en etkili kraliçelerinden biri olarak barışı, iradeyi ve Anadolu kadınının zamansız gücünü temsil eder. Onun varlığı, tarih boyunca Anadolu’da kadının taşıdığı dayanıklılığın, bilgeliğin ve sessiz ama sarsılmaz kudretin simgesidir
Tarih boyunca Anadolu kadınları sayısız zorlukla karşılaşmıştır. En güçlü özellikleri, zaman içinde gösterdikleri direnç, özveri ve toplumsal bağlılıktır. Zorlu coğrafi ve ekonomik koşullara rağmen, ailelerini ve toplumlarını ayakta tutmak için büyük bir adanmışlıkla çalışmışlardır. Hitit İmparatorluğu döneminde Puduhepa ile başlayan bu gelenek, günümüze kadar kesintisiz olarak devam etmektedir.
Buffet tasarımımızda, Anadolu kadını ve onun temsil ettiği gücün simgesi olan Puduhepa’dan ilham almak istedik. Buffet, hacimli ve maskülen bir form sergilerken aynı zamanda zarif ve ince detaylara da sahiptir. Anadolu kadını gibi hem zarif hem güçlü olan bu tasarım, tam da hayal ettiğimiz gibi bir duruşa sahiptir...
Kulpu:
Büfenin en özel detaylarından biri olan kulp, Puduhepa’nın mühründen esinlenir. Mardinli ustalar tarafından Mardin’de, Mardin taşından el işçiliğiyle oyulan bu mühür, yalnızca işlevsel bir detay değil; barışın, hafızanın ve Anadolu kadınının gücünün sembolüdür. Büfeyi açan el, aynı zamanda 3500 yıl öncesinden bugüne uzanan bir kadın mirasına dokunur.
Puduhepa’nın bir zamanlar dediği gibi:
“Ey, bana uzak geleceğimin kokusunu, rengini ve nefesini getiren bilge yolcu!
Ey, aradıkça daha çok bulan kardeş,
Ey, buldukça merakı artan kardeş,
Sana 3.500 yıl öncesinden sesleniyorum...
Ben, Hitit Kralı Hattuşili’nin eşi,
Hitit İmparatorluğu’nun kraliçesi,
Kumanni Şehri’nin kızı,
Kraliçe Puduhepa...
Topraklarımda yaşayacak kadınları düşündüğümde,
Benden sonra var olacakları düşündüğümde,
Her zaman bir gülümseme gelir aklıma,
Dünyanın cesur, umutlu ve kendinden emin kadınları...
Mührüm, sana armağanımdır.
Mührüm, sana armağanımdır.
Mühürüm, umutlarının da mührü olsun.
Onu sakla ve koru...”
| Boyutlar | 100 × 45 × 150 cm |
|---|---|
| Kategori | İçki Dolabı |
| Materyal | Alpi Meşe Kaplama |
| Kulp | El Oyması Mardin Taşı Kulp |
| Ayak ve Kulp Detaylar | 3 mikron 999 ayar saf gümüş kaplama pirinç *Gümüş yüzeylere koruyucu lak kaplama uygulanmıştır. |
| Edisyon | Sınırlı özel koleksiyon / 50 |
| Termin Süresi | 7-8 hafta |
Gümüş Bakımı:
Her Marāu tasarımı, Anadolu'nun zamansız zanaatkârlık mirasını yaşatan usta zanaatkârlar tarafından titizlikle el işçiliğiyle üretilmektedir. Yüzeyi, 33 mikron 999 ayar ince gümüş kaplama ile tamamlanmış ve uzun yıllar boyunca güzelliğini koruması için şeffaf bir koruyucu lak tabakası ile kaplanmıştır.
Temizlik ve Bakım
Kullanım Önerileri
Uzun Ömürlü Zarafet İçin
Ahşap Bakımı:
Temizlik ve Bakım
• Düzenli olarak yumuşak ve kuru bir mikrofiber bezle tozunu alınız.
• Gerekli durumlarda hafif nemli bir bezle nazikçe siliniz ve hemen kurulayınız.
• Deterjan, kimyasal temizleyiciler, alkol veya aşındırıcı temizlik ürünleri kullanmayınız.
Kullanım Önerileri
• Ürünü uzun süre doğrudan güneş ışığına, ısı kaynaklarına veya yüksek neme maruz bırakmayınız.
• Doğal ahşap kaplama, sıcaklık ve nem değişimlerine tepki verebilir. Bu, malzemenin doğal ve beklenen bir özelliğidir.
• Çizilmeleri önlemek için yüzeyi keskin veya aşındırıcı nesnelerle temas ettirmeyiniz.
Uzun Ömürlü Zarafet İçin
• Düzenli olarak tozunun alınması yeterlidir.
• Zaman içinde ahşap yüzey, doğal yaşlanma sürecine bağlı olarak kendine özgü hafif değişimler gösterebilir. Bu doğal patina, her parçanın karakterini ve benzersizliğini daha da zenginleştirir.
Sepetiniz şu anda boş!
Bildirimler
